31 Ekim 2010 Pazar

HYPATİA



http://dergi.yeniyuksektepe.org.tr/images/67/makale_3/hypatia_1882_portrait_by_seifert.jpg          İskenderiye’li filozof, matematikçi ve astronomdur. Babası filozof Theon’dur. Hypatia’nın yaşadığı zamanda İskenderiye Roma’nın bir eyaletiydi. Şehir, müze ve kütüphanesi ile ünlüydü. Kısacası zamanının kültür merkeziydi. Bu merkezde bulunan matematikçiler arasında Euclid (M.Ö. 300) aklımıza ilk gelenlerdir. İskenderiye, felsefe okulu, kütüphanesi, müzesi ve her şeyden önemlisi eklektik olarak adlandırdığımız geniş bir bakış açısına sahip öğretisi ile tanınırdı. Zaman içerisinde pek çok defa saldırıya uğramış, en son M.Ö. 391’de şehirde bulunan ünlü Serafis tapınağı ve ardından müze-kütüphane yok edilmiştir.

          Hypatia oldukça zor ve kargaşa dolu bir dönemde yaşamıştır. İlk bilgilerini babasından almıştır. Babası eserlerinde de belirttiği üzere kendisiyle her zaman gurur duymuştur. Eğitiminin devamı için Atina’ya gittiğini biliyoruz. Kendisi burada çok iyi karşılanmıştır. Üniversite defne tacıyla onu ödüllendirmiştir. Daha sonra döndüğünde okulun yönetiminin başına geçtiğini biliyoruz.

          Hypatia, matematik, astronomi ile ilgili kitaplar yazmıştır ki, bunlardan biri “Astronomik Kanun” adlı bir eserdir. Eski diye adlandırılan bilgileri yeniden ortaya çıkarmış ve onlara hayat vermiştir. Öğrencilerine de bu bilgileri aktarmıştır. Genel eğitim seviyesinin düşük olduğu, mesafeleri aşmanın ve bilgi edinmenin oldukça zahmetli olduğu, kısacası tam anlamıyla ortaçağın yaşandığı bir dönemde ışık olmuştur. Plotinus’tan, Platon ve Aristo’nun ve halkın öğrenmek istediği diğer eserleri şehrin ortasında halka yorumlamış ve bu öğretilere yeniden hayat vermiştir. Her zaman adil ve iffetli olarak anılmıştır. Doğum tarihi kesin olmamakla birlikte, kaynaklar 355-370 olarak belirtilmektedir. Günümüze kendisi ile ilgili papirüslerin kopyaları kalmıştır.

          Eğer Hypatia ve Theon olmasaydı Ptolomy, Euclid ve diğer Yunanlı matematikçilerin eserleri günümüze ulaşamayacaktı. Kendisi ve babası, Ptolemy’nin astronomi kitaplarını düzenlediler ve yorumladılar. Ortaya çıkardıkları, canlandırdıkları bilgileri öğrencilerine aktardılar. Yorumların bir tanesinin girişinde babasının, “bu baskı filozof tarafından hazırlanmıştır, benim kızım Hypatia” yazdığını görüyoruz. Ptolemy’den başka Hypatia en az iki matematikçinin, Diophantus ve Apollonius’un çaışmalarını da yorumlamıştır… Diophantus, İskenderiye’de 3. yüzyılın ortasında yaşamıştır. Esas çalışması cebirdi. Cebirde sembol bilen ve kullanan ilk cebir ustalarındandı. Daha eski matematikçiler örneğin Babilliler, konuyla ilgili çözümler yazmışlardı. “X2” (x üzeri 2 yazılacak) ifadesi onlar tarafından kullanılmıştır. Diophantus, genel alan hesaplamalarında “Y” kullanmıştır. Böylece problemleri çözmek daha kolay hale geldi. Günümüzde Diophantus’un “Aritmatica” adlı eserinin bazı bölümlerinin Arapça’ya çevrildiği ortaya çıkmıştır. Ortaçağda Arap matematikçiler, Avrupa’ya göre çok ilerideydiler. Arapça eserler daha anlaşılır açıklamalar içermekteydi ve daha dikkatlice yazılmışlardı. Bu eserlerde Hypatia’nın etkisinin olması çok muhtemeldir. Ayrıca Hypatia, Apollonius’un “Conics”adlı eserini de yorumlamıştır. Bu çalışma (M.Ö. 200) daireler, elipsler, paraboller, hiperparaboller gibi eğrilerle ilgilidir. Bunlar Ptolemy, astronomik hesaplarını kullanırken kullanıyordu. 17. yüzyılda Descartes ve Fermat, geometri ve cebiri bir araya getirip analitik geometriyi oluşturdular. Bu eserin korunması ve yorumlanmasında da Hypatia’nın rolü olması kuvvetle mümkündür.

          Diğer detaylı bilgilerimiz Hypatia’nın ölümüyle ilgilidir. Bu dönemi daha iyi anlayabilmek için genel duruma bakmakta fayda var.

          O yıllarda İskenderiye şehri (bu şehir Büyük İskender tarafından kurulmuştur) içerisindeki önemli yapılardan biri, dünyaca ünlü Serafis tapınağıydı. Bilindiği üzere Serafis, mitolojide Tıp Tanrısıdır. Ama daha önce Büyük İskender’in generali olan ve ölümünün ardından Mısır’a gelip kendini firavun ilan eden Ptolemy, bu Tanrı kültünü ilk yerleştiren firavundur. İlk başta şehir, bu külte karşı çıkmıştır. Ama firavun rüyasında bunun Osiris tarafından kendisine söylendiğini belirtmiş ve tartışmaları sona erdirmiştir. Bunun üzerine şehirde muazzam bir tapınak yaptırılmıştır.

          Bu tapınak suni bir tepe üzerinde 100 basamakla çıkılan bir yapıydı. Pek çok yapıdan meydanahttp://dergi.yeniyuksektepe.org.tr/images/67/makale_3/hypatia_portrait.jpggeliyordu. Bir tıp eğitimi yuvası ve tedavi merkeziydi. Ana bina içerisinde çok büyük bir tanrı heykeli bulunduğu belirtilmiştir. İçeride çok miktarda değerli taşların bulunduğu bilinmekteydi. Bir tarafında üç başlı bir figür bulunduğu belirtilmektedir. Bu üç başlı figür aslan, kurt ve köpek figürlerinden oluşmaktaydı. Ayrıca bir yılan vücudu sarıp başta sonlanmaktaydı. Tanrının başı üzerinde, tam oran ve ölçünün sembolü “nilometre” bulunmaktaydı. Tanrı heykeli altın, gümüş, bakır, demir, kurşun, kalaydan meydana geliyordu.

          Bu yapı, İskenderiye okulunun bulunduğu kütüphane ve müze, Hristiyanlık için önemli engellerdi. Theodisius, imparatordu. İskenderiye psikoposundan eski dine ait her şeyin yok edilmesini istedi. Baş psikopos Theophilius, elinde bir haçla ve ona eşlik eden rahiplerle tapınağa gitti. Tapınağın kollarını dışarı doğru çekip parçalattı. Bu olayda pek çok tapınak görevlisinin, hekimlerin öldüğü bilinmektedir. Aynı yere bir kilise dikilmiştir. Bu hareket, İskenderiye okulunun üzerine bir baskı kurmuş ve ayrıca fanatizmi de kuvvetlendirmiştir. İskenderiye psikoposunun yerini almak için baş diyakoz??? Timotheus ile rekabet halinde olan piskopoz Cyril’in onun şehirdeki etkisinden ve liderlik özelliğinden hiç hoşlanmadığını kaynaklardan öğreniyoruz. Piskoposun şehirde rakibi sayılabilecek vali Orestes de, Hypatia’nın dinleyicileri arasındaydı. Cyril, Hypatia’nın ölümünü doğrudan emretti veya halkı bunun için teşvik etti. Siyah kukuletalı, yaklaşık 500 kadar kalabalık bir fanatik grup, bir sabah Hypati evden çıkarken onu durdurup arabasından indirdi. Saçlarından sürükleyerek kiliseye götürdüler. Derisini deniz kabukları ile soyup, kemikleriyle etlerini ayırdılar. Sonra bu güruh yaptıklarının dehşetine kapılarak onu kilisenin içinde ateşe verdi. Olay şehirde büyük yankı buldu.

          Hypatia’nın çalışmaları ve hayatı hakkında doğrudan bilgi veren 5 kaynak mevcuttur.
Bu kaynaklar :
  • “Suda Sözlüğü” eserinin giriş kısmı
  • “Ecclesiasticus History of Sokrates Scholasticus” eserinden bir pasaj
  • “Nikiu’nun Kıpti (Coptic) Piskoposu John’un Günlüğü” eserinden bir pasaj
  • Hypatia’nın öğrencisi Cyrene’li Synesius’un mektupları
  • Diğer çalışmalardan 4 kısa bölüm

          Suda Sözlüğü : Bilimin kalesi anlamına gelir. Pek çok otorite bazı bölümlerin kaybolduğuna inanmaktadır. Bu konuyla ilgili yapılmış iki çalışma mevcuttur, P. Tannerry ve K.Praechter.  Şu an kayıp olduğuna inanılan diğer bir çalışma Damascius’a aittir.
          Ecclesiasticus History of Sokrates Scholasticus : 5. yüzyıl kilise tarihçisi (Atinalı filozof Sokrates değildir) doğrudan Hypatia’dan bahseder. Olayların geçmişini ve sıralamasını verir. Sokrates Hristiyan bir yazardır. Bu yüzden çalışması iyi korunmuştur. En iyi çeviri A.C. Zenos tarafından 1891’de yapılmıştır.
          Nikiu’nun Kıpti (Coptic) Piskoposu John’un Günlüğü : Günlüğün içinde Kıpti yazılar mevcuttur. Bu günlük, Arapça ve Etyopya diline çevrilmiştir. Daha sonra İngilizce’ye de çevrilmiştir. 84. bölümde Hypatia’dan bahseder. Günlük oldukça Cyril yanlısıdır. Cyril, filozoflara ve Yahudilere karşı mücadele ediyordu. Günlüğün taraflı olması, Hypatia’nın bir pagan olarak gösteren Hristiyan yazarlardan dolayıdır.
          Hypatia’nın öğrencisi Cyrene’li Synesius’un mektupları : En iyi bilineni öğrencisinden kalan mektuplardır. Synesius Hristiyan ve felsefe dünyası arasında bir orta figürdür. Hristiyanlıktan eklektik felsefeye geçmiştir. Hypatia’nın fikirlerinin en çok yankı bulduğu notlar ona aittir. Mektuplarında astronomiye ait bir enstrümanın yapımı, başka bir tanesinde bir hidroskobun (belki Tıp Tanrısı Serafis heykelinin başında bulunan bir nilometrenin) tıbbi amaçla yapılması bulunur.

          Diğer çalışmalardan 4 kısa bölüm : Bunlar Theon’un, Ptolemy’nin “Almagest” adlı eseriyle ilgili yorumunda 3. Kitabın başlangıcı, Philostargius’un eklektik tarih adlı eseri, John Malalas’ın günlüğü ve Theophanes’in kronografisidir.

          Hypatia’yı daha sonra ortaçağda ünlü usta Raphael’in “ATİNA OKULU” adlı eserinde görmekteyiz. Bu onun en büyük eserlerinden biridir. Raphael’in bu eseri Vatikan’da Papa Julius II döneminden Stanza della Segnatura’nın dört duvarından birinde yer almaktadır. Eserde Platon, Aristo, Sokrat, Ksenefon, Alkibiades, Büyük İskender, Zenon, Epikür, Federiko Gonzaga, Averroes, Piagoras, Hypatia, Heraklitus, Diyojen, Euclid, Zoroastro, Ptolemy, Raphael, ve Sodom’dan bahsedilmektedir.* (alt açıklama) Usta eserine başladığında, kendisine sorulan bir soru üzerine Hypatia’nın “Atina okulunun en ünlü öğrencisi” olduğunu söylemiştir. Ona hemen bu kaydı değiştirmesi gerektiği, aksi halde eserin yok edileceği söylenir. Bunun üzerine o da eserdeki kişiyi Papanın yeğeni olan “Francesco Maria della Rovere” (1490-1538) olarak değiştirdiğini belirtmiştir.

          Hypatia’nın yaşadığı dönemden itibaren 1000 yıldan fazla süre geçmiş, ona rağmen kilise Raphael’in eserine Hypatia’yı katmasını engellemeye çalışmıştır. Bu güne kadar söylenen sözlerin eserde belirtilenin Hypatia olduğunu fısıldamaktadır. Zaten eserdeki kişiliklere baktığımızda Hermes, Platon, Aristo, Diyojen, Zenon, Fucino, Alkibiades arasında sıradan birisinin bulunamayacağını anlayabiliriz. Ve Hypatia, bulunduğu yerden hala bize gülümsemektedir.


          * Ortaçağın zor ve kısıtlayıcı şartlarından dolayı Platon, Leonardo da Vinci olarak, Zoroastro (Zerdüşt) Pirtro Bembo olarak ve Hypatia da, Francesco Maria de la Rovere olarak gösterilmiştir.

E-Dergi Editörünün Notu: 3 Ağustos 2006’da bir trafik kazasında kaybetmiş olduğumuz kardeşimiz Dr. Vecdi Altındal’ı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Yazar:  Dr. Vecdi Altındal
Kaynak:   http://dergi.yeniyuksektepe.org.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder